30.09.2012

Tarımda ve Tıpta İlaç Çılgınlığı

Çeşitli şehirleri iş dolayısı ile ziyaret ettiğimde hayretle görüyorum ki herkes hasta.

Yaşı kaç olursa olsun insanlar, hatta hayvanlarda tek bir tane de değil, arka arkaya üçer beşer hastalıklar var. Öyle ki artık sohbetler birbirleri ile hastalık yarıştırarak geçiyor.

Yine hayretle görüyorum ki herkesin inanılmaz bir ilaç kültürü var. Tüm hastalıklara karşı olası ilaç isimlerini öyle bir sayıyorlar ki farklı bir dil konuştuklarını sanıyorum.

Bazen kendilerini kaptırmış ilaçlar ve hastalıkları sıralarken bana dönüp “sende xropilmozofikol (ya da bunun gibi bir şey) var mı?”diye soruyorlar. Konuyla ilgili cahilliğimden utanmış şekilde “ben hiç ilaç ismi bilmem ki” diyorum. Bu noktada şaşkınlığım kat be kat artıyor. Çünkü anlıyorum ki normal bir günümüz insanı olabilmek için sadece bu ilaçların isimlerini bilmek yetmiyor. Onların bir kısmını da yanınızda taşıyıp, istendiğinde ikram etmek de bir görgü kuralı haline gelmiş

Tüm bunları düşünüyorum ve merak ediyorum; şehirde bu şekilde yaşayanlar aynı zamanda nasıl oluyor da zehirsiz, hormonsuz, GDO’ suz gıdaları ihtirasla talep edebiliyorlar?

İnsan vücudunu en kısa yoldan kolayca yan etkileriyle tahrip eden ilaçları kulaktan duyma bilgilerle avuç avuç yutanlar, neden organik gıda tüketmek isterler ki?
Bunu anlamakta zorlanıyorum.

Aslında tarımda da insan sağlığında da benzer hatalar zinciri işliyor sanıyorum. Bahçede, tarlada, ahırda üretim uygunken üreticide sadece sürekli “kötü bir şey olabilir” tedirginliği oluyor.

Günümüz insanı için canlı organizma, bir bilinmezlikler deposudur ve her an hastalanabilir ve hastalık kesinlikle kötü bir şeydir (ben buna katılmıyorum).

Yine kişi kendi sağlığı konusunda da benzer davranır. Vücudunun sağlıklı olduğu durumda “kötü bir şey olabilir” korkusu ile hep tedirgindir ve sürekli vücudunu dinler. Sonra en ufak ağrıyı hissettiğinde tedirginliği artar ve bunu gidermek için acilen ileri teknoloji ürünü kimyasallara sarılır. Ardından o ağrı geçer ancak kullanılan ilaç aslında sorunsuz olan başka bir alanı kötü etkiler. Zamanla daha önce hiç ortamda olmayan yeni bir sorun baş gösterir. Bu ilaç kullanma kültürü de insanların ve hastalıkların birbirini zincirleme olarak etkiledikleri içinden çıkılmaz bir sağlıksızlık ve verimsizlik sarmalına sürükler.

Oysa bence tümü için temel yapılması gereken basit kurallar var.

Vücudumuzun hastalanmasını en aza indirmek için:

- Sebze ve taze ürünlerce zengin, lifli, koruyucu katkı vs. içermeyen ev yemekleri tüketmek (emin olun hazır gıda tüketmektense bir gün aç kalmak daha sağlıklıdır. Su için yeter.)

- Bol su içmek (her kg vücut ağırlığı başına günlük en az 30 cc)

- Düzenli egzersiz, spor yapmak. Mümkünse bolca temiz hava almak.
(Dünya Sağlık Örgütü anayasasında sağlık şöyle tanımlanmıştır: “Sağlık sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam iyilik halidir.”)

Bitkisel üretimde hastalığı en aza indirmek için:

- Bitkileri tek çeşit, yan yana değil (monokültür), karışık (polikültür) yetiştirmek ve yöreye uygun türleri yetiştirmek

- Toprağın organik maddesini olabildiğince arttırmaya çalışmak (kompost, malçlama, sürmeme vs.)

- Rüzgâr stresini azaltmaya çalışmak (rüzgâr perdeleri)

Hayvancılıkta hastalıkları en aza indirmek için:

- Hayvanların kendi gıdalarını kendilerinin bulup tükettiği doğal alanlarda beslenebilmelerini sağlamak.

- Yerli, bölgeye uygun hayvan tür ve ırkları ile hayvancılık yapmak

- Açık havada özgürce dolaşmalarını sağlamak.

Oysa genel temayül böyle değil. İnsanlar kendi sağlıkları konusunda da, tarımsal üretim konusunda da bilgi destekli önleyici işlemler yapmaktansa sorun oluştuktan sonra düzeltme eğilimindedirler.

O kadar çok kişi böyle davranıyor ki ben kendi tavrımın doğruluğundan şüphelenmeye başladım.

Tarım ve insan sağlığı için bir sorunun hangi ileri teknoloji ürünü kimyasalla düzeleceğini bilmiyorsanız kimse sizi ciddiye almıyor.

Bilmiyorum. Bana hala bu yapılan saçmaymış gibi geliyor.

Ama artık emin de değilim…

Sevgi ve saygılarımla
Hakan Ozan Erzincanlı
 

Bu makalenin orijinali www.tarimsal.com adresinde yayınlanmaktadır. Makaleyi, kaynak ve yazar belirtmek şartı ile istediğiniz yayın organında sınırsız olarak yayınlayabilirsiniz.

 

anasayfa