Makalenin PDF versiyonu için tıklayın

Click for PDF version of article

 

Narda Çatlama Sorunu ve Akkuyu Nükleer Enerji Santrali İle İlişkisi

 

Relationship Between Pomegranates Cracking Problem and Akkuyu Nuclear Power Plant

 

Hakan Ozan Erzincanlı

 

tar-get Tarımsal Araştırma-Geliştirme Yayım ve Danışmanlık Hizmetleri

07580 Kaş/Antalya, 13.11.2013

hakanozanerzincanli@gmail.com

http://www.tarimsal.com/turkce/ozanerzbiyografi.htm

 

Özet:

 

Akkuyu yakınındaki Aydıncık dolomitleri, özellikle Akdeniz bölgesinde bozulan tarım topraklarını ıslah edebilmek için çok önemli bir kaynaktır. Bu kaynak, özellikle Akdeniz bölgesinde narda çatlama gibi ekonomik sorunların önüne geçebilecektir. Harap olmuş tarım topraklarının ıslahı için dolomit, toprağın kireç ihtiyacını karşılayıp asitlenmesini giderebildiği için önemli bir kaynaktır. Açılacak nükleer santralin büyük etkilerinden biri civardaki dolomit madenine olacaktır. Dolomit madeni aynı zamanda değerli bir temiz yakıt olan hidrojenin, gazifikasyon yöntemi ile organik maddeden hidrojen üretimi sırasında etkin kullanılabilir seviyede saflaştırılmasında kullanılmaktadır. Endüstrinin karar alıcıları, bir taşla iki kuş vurmaktadırlar. Akkuyu’ da bir nükleer santral açarak hidrojen yakıtın yaygınlaşabilmesinin önüne geçmek ve Akdeniz’ in önemli bir alanındaki bozulmuş tarım topraklarını düzeltebilecek neredeyse yegane kaynağı ele geçirmek.

 

Anahtar Kelimeler: Narda çatlama, toprak ıslahı, tarım kireci, dolomit, Akkuyu, nükleer, Kaş, Antalya, Mersin, Aydıncık

Abstract:

 

Aydıncık near Akkuyu dolomites, especially in the Mediterranean region is a very important resource to be able to remediate deteriorated agricultural lands. Especially in the Mediterranean region this source can prevent economic problems such as pomegranate cracking. Dolomite is a important source for the rehabilitation of ravaged agricultural land by meeting lime need of soil and remedies acidification. To launch a nuclear power plant near the dolomite mine will have major negative affect such this. Dolomite is also a precious metal used in the purification of hydrogen as a clean fuel. Dolomite plays an active role during the gasification method of hydrogen production from organic matter. Decision makers in the industry, are killing two birds with one stone. Stopping wide spreading of the hydrogen fuel and almost the only source that can remediates degraded agricultural lands at an important Mediterranean area by installing a nuclear power plant at Akkuyu.

 

I.       Giriş

Dünya çapında nar üreticileri, ürünlerindeki çatlamaya karşı ciddi bir ekonomik tehdit altındadır. Çatlamayan nar 12 ay soğuk hava depolarında saklanabiliyorken çatlamış nar 2 ay kadar dayanmakta, bu durum da çatlamış narın piyasa değerini düşürmektedir. Narda çatlamayı önlemenin en etkin yollarından biri, bozulmuş toprakların yakındaki dolomit (kireç taşı) madenleridir. Akdeniz Bölgesi için bu anlamda en uygun maden Mersin, Aydıncık yakınlarındaki dolomit yataklarıdır. Oysa bu bölgede kurulmak istenen Akkuyu nükleer santrali söz konusu kaynağın toprak ıslahı için kullanılamama riskini doğurmaktadır.

 

Konu ile ilgili çeşitli gazete haberleri, bilimsel yayınlar, devletin resmi web sitelerindeki veriler, yazarın bilgileri ile birleştirilerek bir sonuca varılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın yöntemi kaynak kısıtlamaları sebebi ile kaynak doğrulamalı internet araştırması şeklinde yürütülmüştür.

 

Bulgular narda çatlama sorunu, bu sorunun çözümü ile Akkuyu' da açılacak nükleer santralin birbirini sosyoekonomik yönden negatif etkileyeceği bulunmuştur.

 

Narda çatlama sorunun ile Akkuyu’ da nükleer santral kurulması arasında çok ciddi bir bağlantı vardır.

 

II.    Sorunlar

 

A.     Narda çatlama, üreticiler için ciddi bir ekonomik sorundur.

Narda çatlamanın ekonomik etkisine yönelik 26.10.2011 tarihli Yeni Asır Gazetesinin bir haberi durumun önemini ortaya koymaktadır.

“Denizli'de nar çatladı üretici zarara uğradı

Türkiye nar üretiminin yüzde 15'ini karşılayan kentte yağışlarla, gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı, meyveyi olumsuz etkiledi. Denizli'de, hem yağmur hem de gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkının fazla olması nedeniyle ağaçlardan hasadı yapılamayan nar çatladı. İhracata kilogramı bir liradan gönderilen nar çatlayınca, kilogramı 35-40 kuruştan meyve suyu fabrikalarına satılmaya başlandı. Türkiye'nin nar üretiminin yüzde 15'ini karşılayan Denizli'de üretici zor duruma düştü.” 1

 

B.     Narda çatlama sorunu topraktaki kalsiyum eksikliği ile bağlantılıdır

Antalya Kaş ve çevresindeki narların çatlaması dolayısı ile üreticiler nardan bekledikleri geliri elde edememektedir. Bu durum nar bahçelerinin bozularak, ekonomik riski çok daha fazla, endüstriyel tarıma yönelik örtüaltı bitkisel üretim tesislerinin kurulmasına yol açmaktadır.

 

Üreticiler narda çatlamanın sebebinin yağışlar olduğunu düşünmektedir. Bu bilgi kısmen doğrudur. Ancak bilinmelidir ki toprak kalsiyum bakımından dengeli olduğunda ve bu kalsiyum bitkiye yeterince geçtiğinde meyvelerde çatlama en az seviyede olmakta, çoğunlukla olmamaktadır.

Aslında yağmur çatlamanın dolaylı sebebidir. Meyveye uygun besinler verildiğinde çatlama olmaz. Nitekim bir üreticinin narları çatlarken, komşunun narında çatlak olmayabilir çünkü toprağa bir şekilde kalsiyum verilmiştir. Çünkü kalsiyum noksanlığında meristem dokuların büyümesi yavaşlar, noksanlık belirtileri önce büyüme noktalarında ve genç yapraklarda kendini gösterir. Genç yapraklar deforme olur ve yaprak kenarlarında siyah ve kahverengi nekrozlar oluşur. Noksanlıktan zarar gören dokularda hücre duvarları eridiğinden buraları yumuşak bir yapı alır.

 

Buna göre nar kabuğu kalsiyum eksikliğinden çatlar.

 

Ancak kalsiyum toprakta çok zor ilerleyen bir besindir. Bunun iyi yanları toprağa kalsiyum verdiğinizde yapacağınız fazla verme hatalarının çok önemli olmaması (bitkiye zarar vermemesi) ve verilen kalsiyumun yıllarca toprakta kalabilmesi; her sene yeniden işlem yapma zorunluluğunun olmamasıdır.

 

Kötü yanı ise ürün verme aşamasına gelmiş bitkide kalsiyum eksikliği olduğunu anladığımızda bunu gidermek için topraktan kalsiyum verilmeye geç kalınmış olur. Ürün için olan kalsiyum o yıllık yapraktan verilir. Ancak bu aşamada sonraki yıllar için gerekli toz kalsiyumun da topraktan verilmesi gerekir.

 

Burada toz kalsiyum dediğimiz tarım kireci, genel olarak dolomit denilen bir madenden üretilmektedir.

 

Kireç terimi normal olarak toprak asitliğini düzeltmek için kullanılan kalsiyumlu bileşiklere verilen bir isimdir. Bu isim altında, yani kireç denince, prensip olarak öğütülmüş kireç taşı ve tebeşir akla gelir. Bunların içeriği de kalsiyum karbonattır. Pek çok ülkede magnezyumlu kireç taşı yatakları yaygın bir şekilde bulunmaktadır. Yani bu yataklar magnezyum karbonat ve kalsiyum karbonat karışımı halindedir. Bu malzemeler geniş oranda tarımda kireçleme işlerinde kullanılmaktadır. Magnezyumlu kireç taşları, mat sarı renkte dar şeritler halinde bulunabildiği gibi, bazen lokal sert magnezyum kireç taşları halinde de bulunabilir. Rengi kurşuni, kırmızımsı kurşuni renklerde olabileceği gibi, içerisinde saf olmayan maddeler az miktarda bulunsa bile, bu maddeler bu taşların kireçlemede kullanılmasına negatif bir etkide bulunmazlar. Magnezyumlu kireç taşlarının içerisinde bulunan magnezyum karbonat oranı % 3’ten % 45’e kadar değişik oranlarda bulunabilir. Ancak % 15’ten fazla magnezyum oksit (MgO) içerenler magnezyumlu kireç taşı olarak satılabilir. Böyle yüksek oranda magnezyum içeren kireç taşlarına çifte karbonatlı kireç taşları (CaCO3 MgCO3) veya dolomit denebilir. Bütün dolomitik kireç taşlarının saf kireç taşına göre daha az aktif olduğu, kimyasal reaksiyona daha yavaş girdiği, hatta asitlerle bile daha yavaş reaksiyona girdiği bilinmektedir. Bu özellik, yavaş etki istenen koşullarda çok yararlı olabilir. Bir kireçleme malzemesi olarak magnezyumlu karbonat, kalsiyum karbonattan daha etkilidir. 84 kg saf magnezyum karbonat, 100 kg kalsiyum karbonatın nötralizasyon değerine eşittir. Yani aynı derecedeki toprak asitliğini nötralize edebilir. Yani, magnezyumlu kireç taşlarının nötralizasyon değeri adi kireç taşına göre çok daha yüksektir. Durum böyle olduğuna göre, % 35 magnezyum karbonatlı bir malzemenin nötralizasyon değeri 61 iken, saf kalsiyum karbonatın nötralizasyon değeri 56 olmaktadır. Bununla birlikte pratik amaçlar için, magnezyumlu kireç taşları öğütülmüş kireç taşı ve tebeşirle eşdeğer olarak kabul edilebileceği gibi, daha üstün bir nötralizasyon değerine sahip olduğu da kabul edilebilir. En geniş kullanılan ve en uygun magnezyumlu kireç taşı şekli, öğütülmüş olan tipi, yani dolomittir. Öğütülmüş dolomitin kullanılması, saklanması ve dağıtılması son derece kolaydır. Kalsiyum karbonatlı kireç taşları için geçerli standartlar dolomit için de geçerlidir. Örneğin, arazi ıslahında kullanılacak olan öğütülmüş dolomitin en az % 40’ının 150 mm elekten geçmesi gerekir. Bundan daha ince öğütülmesinin pratikte hiç bir yararı yoktur ve tarımsal amaçlı kullanımlar için uygun değildir. Bununla birlikte, bazen piyasaya daha kaba öğütülmüş malzemeler de çıkarılır ve yerine göre tarımda kullanılır. Bu tip malzemelerin tümünün 5 mm’lik elekten, % 20’sinin de 150 mm elekten geçmesi gereklidir. Daha iri hazırlanmış dolomitin ise, tamamının 5mm’lik elekten, en az % 15’inin ise 150 mm elekten geçmiş olması gerekmektedir. Bu şekilde hazırlanmış malzemeler, daha ince öğütülmüş kireç taşlarına göre daha etkilidir, yani nötralizasyon değerine eşittir. Ancak çabuk etki beklenen koşullar için çok kullanışlı değildir. Bununla birlikte, fazla yağış alan bölgelerde, kaba öğütülmüş dolomit, yıkanmaya karşı daha dayanıklıdır. Normal veya kaba öğütülmüş magnezyumlu kireç taşları, diğer kireçleme malzemeleri gibi, problemsi olarak standart kireç dağıtıcıları ile uygulanabilir ve tarlaya serpilebilir. Magnezyumlu Kireç Taşlarının Özel Kullanım Alanları Magnezyum en önemli bitki besin maddelerinden biridir. Yoğun tarım yapılan ve az gübre kullanılan yerlerde, kumlu topraklarda magnezyum eksikliği görülür. Bu gibi topraklarda, asitlenmeyi düzeltmek için yapılacak kireçleme işlemi için magnezyumlu kireç kullanılsa bile, magnezyum eksikliğini gidermek uzun vadeli bir iştir.2

 

Dolomit hem bir kalsiyum hem de magnezyum kaynağıdır. Hem besin eksikliğini karşılarken toprağın bozulmuş asitliğini düzelterek toprağı tamir eder. Bozulmuş toprağa kireç taşı (dolomit) vermek onu tedavi etmek için yapılacak en önemli eylemlerden biri olabilir.

 

C.     Bir madenin toprağa yapay olarak verilmesinin bazı koşullarda mecburi olabilir

Eğer tarım toprağı sürekli çapalanmış, yapay olarak sulanmış, yapay gübre ve ilaçlarla dengesi bozulmuş ise toprak kendini tedavi etmek için bir madene yapay olarak ihtiyaç duyabilir. Doğal bir alanda böyle bir ihtiyaç olmayacaktır.

 

D.     Toprak iyileştirmede kullanılabilecek kalsiyum kaynakları

En uygun doğal kalsiyum kaynakları organik kaynaklar olacaktır. Bu amaçla örneğin yıkanmış, kurutulmuş, toz haline getirilmiş midye kabuğu çok iyi bir kaynak olabilir. Tatlı su midyeleri sodyum içerikleri daha uygun olduğundan deniz midyelerine göre daha çok tercih edilmelidir. Bu organik kalsiyum kaynağı, araziye en yakın kaynaktan elde edilmelidir. (Örneğin yakındaki sübye işleme tesisinden alınan kalsiyum kabuklarının tozu.) Ekonomik ve ekolojik açıdan en doğrusu yakından yüz yüze (doğrudan alıcı satıcı ile) iletişimli alış veriştir. Ancak maalesef ki toprağı organik kalsiyumla tedavi edebilecek kadar bol organik atık maddesi bulmak ekonomik açıdan büyük kapsamlı ıslahlar için gerçekçi değildir.

 

Eğer maden kullanılacaksa ıslah edilecek araziye en yakın dolomit maden yatağındaki dolomitler kullanılmalıdır. Örneğin Kaş (Antalya) bölgesindeki nar bahçeleri için dolomit Mersin Aydıncık’ tan alınmalıdır. Yakında uygun maden yoksa (maden sodyumlu ise vs. gibi tarıma uyumsuz ise) bir sonraki maden yatağına bakılmalıdır. Bu durum hem ekonomik ve hem de ekolojik olarak çok faydalar sağlar. Aşağıdaki haritada yeşil işaretli noktalar Türkiye’ deki önemli dolomit yataklarını göstermektedir.

 

Resim 1: Türkiye Dolomit Magnezyum Barit Yatakları Haritası, ülkemizdeki önemli dolomit magnezyum barit maden yataklarının yerlerini göstermektedir. 3

 

Buna göre Türkiye’ deki önemli dolomit yatakları Mersin civarında Aydıncık, Mersin' in kuzeyi, Hatay, Antakya; Malatya' nın kuzeyi ve Kastamonu' dan Marmara Adasına dek uzanan fay hattı üzeri; Kırklareli ve Edirne' nin doğusu; İzmir Yarımadasıdır. 3

 

E.     Akkuyu Nükleer Santrali Yakınındaki Dolomit Madeninin Tarıma Etkisi

Aydıncık ve Gülnar ilçeleri önemli dolomit yataklarına ev sahipliği yapmaktadır. Gülnar ve Aydıncık sahalarındaki dolomitlerin % MgO değerleri 18.5 ile 20.7; % CaO değerleri ise 32.05 ile 33.46 arasında değişmekte olup, toplam görünür+muhtemel rezervleri yaklaşık 10 milyar ton, toplam mümkün rezervleri ise 21 milyar ton olarak tespit edilmiştir. 4

Aydıncık/MERSİN yöresi Alt Liyas dolomitlerinin (Cehennemdere Formasyonu, Dibekli Üyesi) endüstriyel hammadde potansiyelinin araştırılmasını amaçlamaktadır. ICP-ES analizleri birinci tip dolomitlerin ortalama % 20.76 MgO, % 31.10 CaO, % 1.59 SiO2+ Al2O3 ve ikinci tip dolomitlerin % 21.44 MgO, % 31.42 CaO ve % 0.63 SiO2+ Al2O3 içerdiğini gösterir. Bu veriler Alt Liyas dolomitlerinin endüstride hammadde olarak kullanılabilirliğini göstermektedir.”5

 

Bu veriler Aydıncık/MERSİN yöresi Alt Liyas dolomitlerinin, Na ve ağır metaller, tarıma zararlı bileşikler içermemesi sebebi ile tarım ıslahı için de kullanılabilir olduğunu göstermektedir.

 

Akkuyu mevkii, Mersin İli’ nin Gülnar İlçesine bağlıdır. Yine dolomit yataklarının bulunduğu Aydıncık da Gülnar İlçesi’ ne bağlıdır. Bu durum dolomit yataklarının geniş yapısı gereği Akkuyu mevkiinde de dolomit bulunabileceğini düşündürmektedir. Bunun dışında Akkuyu’ da Çernobil benzeri bir nükleer felaket olması durumunda bölgedeki toprak ıslah edebilir dolomit madeni kaynaklarının radyasyon yükleneceği ve büyük bir alanda ekonomik toprak ıslahının mümkün olmayacağı açıktır.

 

E.      Başka bir boyut: Hidrojen yakıtı kalitesinde gazifikasyon yapabilmek için dolomit ucuz ve iyi bir kaynaktır

Gazifikasyon, 800-1000ºC’lik yüksek sıcaklıklarda bile gaz ürün içinde önemli miktarda katran üretir. Bu yüzden nikel katalizör ya da toz haline getirilmiş dolomit kullanan ikincil bir reaktör gaz ürünü iyileştirmek ve katalitik olarak temizlemek için kullanılır. İdeal olarak, oksijen bu ünitelerde kullanılabilir fakat oksijen ayırma biriminin işleyişi küçük ölçekli ünitelerde maliyet açısından engel oluşturur.6

 

i.        Hidrojen üretiminde gazifikasyon

Hidrojen üretim yöntemlerinden biri organik madde (biyokütle) gazifikasyon yöntemidir. Gazifikasyon işlemi kolaylıkla kükürdün elimine edilmesine olanak tanıdığından çekici bulunmaktadır. Ortalama olarak 6 kg kömürden 3.785 lt benzine eşdeğer 1 kg hidrojen elde olunur.

Şekil 1: Oto-gazifikasyon sürecinin sadeleştirilmiş şematiği 7

 

F.      Hidrojen petrole alternatif, üretimi doğal ve sürdürülebilir olursa iyi bir enerji kaynağıdır

Eğer büyük çıkar lobileri tarafından önlenmezse, geleceğin önemli yakıtı hidrojen olabilir.

 

Isı ve patlama enerjisi gerektiren her alanda kullanımı temiz ve kolay olan hidrojenin yakıt olarak kullanıldığı enerji sistemlerinde, atmosfere atılan ürün sadece su ve/veya su buharı olmaktadır. Hidrojen petrol yakıtlarına göre ortalama 1.33 kat daha verimli bir yakıttır. Hidrojenden enerji elde edilmesi esnasında su buharı dışında çevreyi kirletici ve sera etkisini artırıcı hiçbir gaz ve zararlı kimyasal madde üretimi söz konusu değildir. Hidrojen gazı farklı yöntemlerle elde edildiği gibi su, güneş enerjisi veya onun türevleri olarak kabul edilen rüzgâr, dalga ve biyokütle ile de üretilebilmektedir. 8

 

Sonuçlar ve Tartışma

Akkuyu’ da Çernobil benzeri bir nükleer felaket olması durumunda bölgedeki toprak ıslah edebilir dolomit madeni kaynaklarının radyasyon yükleneceği ve büyük bir alanda ekonomik toprak ıslahının mümkün olmayacağı açıktır.

Buna göre endüstrinin karar alıcıları, Akkuyu’ da bir nükleer santral açarak hidrojen yakıtın yaygınlaşabilmesinin önüne geçmek ve bozulmuş tarım topraklarını düzeltebilecek neredeyse yegâne kaynağı ele geçirmek ile bir taşla iki kuş vurmaktadırlar.

 

 

GDO’ ya kardeş gelebilir: Nükleer Gübre

Nükleer enerji ve dolomit kaynağı yan yana düşünüldüğünde endüstri destekçisi bilimciler tarafından radyoaktivite ile yapısı değiştirilmiş dolomitik toprak iyileştiriciler; hibrit tohum-pestisit-suni gübre-sulama-sigorta-belge-nakliye tarımsal üretici sömürme çarkı içerisindeki yerini alabilir.

Endüstri bileşenleri, dolomitlere radioaktivite uygulayıp “GDO tohum” satmaya çalıştıkları gibi “nükleer toprak iyileştiricisi” satabilirler. Bunu satmak için mutlaka içerisinde korku barınan bilimsel bir yalan bulunacak veya eski yalana sarılınacaktır. GDO için: “tohumların genlerini değiştirmezsek açlık sorununu önleyemeyiz” yalanı çıkarılmıştı. Oysaki tüm Dünya, açlık sorununun üretim ile değil nakliye ile bağlantılı olduğunu net bilimsel kanıtları ile biliyor. “Nükleer gübre” pazarlanmaya başlandığı zaman da “Dünya çok kirlendi, başka nasıl temizleyebiliriz ki?” denilebilir ki bu da önemli bir yalandır. Bu ürün, “organik GDO” gibi varoluş nedeni çatışması içerecektir.

 

Endüstri kötüdür. Bazı endüstriler daha kötüdür. Kalkınma başkalarının sürünmesini teşvik ederek olur. Büyüme iyi değildir. İnsanların tembellik hakkı vardır, sürekli çalışmak iyi değildir. Ekolojik doğal yaşam, ekolojik kentler ve enerji mutlu bir yaşam ve ekonomi için olmazsa olmazdır. Bu çalışma, narda çatlama sorunu, toprakların ıslahı, tarım üreticisinin gelirleri ve Dünya enerji planlaması arasındaki ilişkinin küçücük bir kısmını gözler önüne sunmaktadır.

 

Bu sorunlara çözüm önerim Akkuyu’ da ve tüm Dünya’ da nükleer santrl inşalarından vazgeçmek ve yapılmış olanları işlemden kaldırmaya çalışmaktır. Böylece bunların etrafında bulunan organik kaynaklar ve zorunlu kalındığında maden cevherleri tarımsal üretim amaçlı günümüzde fazlası ile bozulmuş toprakların ıslahında kullanılabilir. Yine bu kaynaklar ile ucuz ve sağlıklı sürdürülebilir enerji elde edilebilir.

 

Kaynakça:

1 http://www.yeniasir.com.tr/Ekonomi/2011/10/27/denizlide-nar-catladi-uretici-zarara-ugradi , Hasan Durna (Denizli) / 26.10.2011

2 http://www.amackeskin.com/detay.aspx?idsi=61 [indirme: 12.11.2013]

3  http://www.berkaymadencilik.com.tr/dol_mag_ba.jpg  [İndirme: 12.11.2013]

4 http://www.mta.gov.tr/v2.0/turkiye_maden/maden_potansiyel_2010/Mersin_Madenler2012.pdf [indirme: 12.11.2013]

5 Mersin Universitesi, Mühendislik Fakultesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü, 33343, Çiftlikköy/MERSİN. Meryem Yeşilot KAPLAN, Muhsin EREN, Selahattin KADİR, MERSİN, meryemyesilot@mersin.edu.tr

6 Holladay J.D., Hu J., King D.L., Wang Y., “An Overview of Hydrogen Production Technologies”, Catalysis Today, 139, 244-260, 2009.

7 http://www.yesilbina.com/CEVRECI-KATI-ATIK-BERTARAFI_u24.html [indirme 12.11.2013]

8 TC. Enerji Bakanlığı resmi web sitesi, http://www.eie.gov.tr/teknoloji/h_enerjisi.aspx [indirme 12.11.2013]

 

anasayfa